Google’ın Çerezleri ve Kullanım Amaçları

google-algoritma

Eğer kimsenin bilmesini istemediğiniz bir şeyiniz varsa, belki de en baştan yapmamalıydınız. “

Eric Schmidt (Google CEO’su)

Çerezler
Çerezlere basit anlatımıyla internet tarayıcılarınız vasıtasıyla toplanan ve girdiğiniz sitelerin kaydını tutan küçük dosyalardır diyebiliriz. Özellikle kişiselleştirilmiş siteler için olmazsa olmaz olan çerezler, istenildiği zaman bilgisayardan veya intenet taratıcılarından basit işlemler yoluyla kaldırılabilir. Masum ve yararlı gözüken bu dosyalar ile aslında kişinin internet üzerinde yaptığı her şey saklanabilir ve yeniden ulaşabilir.

Google Çerezleri
Google çerezleri ise temelde aynı mantıkta çalışmasına rağmen, kendi bilgisayarınız aksine 2038 yılına kadar Google serverlarında saklanıyor. Basitçe anlatmak gerekirse (tamamını zaten Google’dan başka kimse bilmiyor) Google her bilgisayara, kullandığınız browser, ip, lokasyon, ekran çözünürlüğü vs. ile kurduğu bir algoritma sayesinde bir ID veriyor, ne kadar çerezlerinizi silerseniz silin bu algoritmadaki rakamlar size yakın oluyorsa Google bu ID’ye sizi tekrardan yapıştırıyor. Tüm bu işlemleri, silseniz dahi Google’da belirsiz bir zaman için saklı kalan e-postalarınızı, izlediğiniz YouTube videolarını saymakla bitiremeyeceğimiz ve henüz kullanmıyor olsak da yakın zamanda kullanmaya başlayacağımız tüm Google servislerini düşündüğünüzde olay korkutucu bir boyuta ulaşıyor. Bu arada bu çerezleri istersek Google’a başvurarak silebileceğimizi ama herhangi bir Google servisi kullandığımız anda tekrar başa döneceğimizi de belirtmek gerek.

Google’ın sizin için yaptığı taramayı http://www.google.com/ads/preferences adresinden görebilirsiniz. Özellikle çalışanlar hem işyerlerinde hem de evlerinde kullandıkları bilgisayarlarda denerlerse ortaya farklı ama düşündürücü sonuçlar çıkabiliyor.

Google kötü mü?
Google’ın sloganı “Don’t Be Evil” (Şeytan/kötü olma), internette sık sık yapılan Google iyi mi kötü mü tartışmalarının da sloganı olmuş durumda. Google her ne kadar topladıkları bilgilere sadece kendileri ulaşabileceğini söylese de bazı hükümet kaynaklarının bu bilgilerden istifade edebileceğini ya da halihazırda ettiğine dair şüpheler ve iddialar devam ediyor. Aslında sosyal medyaya da bu gözle bakmamız gerek. Ters bir algıyla (özellikle Türkiye’de) sosyal medyanın sınırsız bir özgürlük getirdiğini hatta bu sınırsızlığın “sınıfsız bir toplum” yarattığını, gücün elitlerden halka geçtiğini vs. vs. iddia edenler var. Zaten şu an yaşamakta olduğumuz sistemin bizleri inandırmak istediği şey de tam olarak bu “sınıfsız ve sınırsız” bir dünyada yaşıyor olduğumuz hayali. Aslına bakarsanız üretim araçlarını elinizde tutmadan herhangi bir devrim veya bu tarz bir mücadele yaratmanız imkansız olsa da bir çok kişi bunun böyle olmadığına inanıyor. Sosyal medya da işte böyle illuzyonlar yaratmasının yanı sıra aslında tam anlamıyla bir kontrol de sağlıyor. Çok basit ve biraz da saf bir örnek vermek gerekirse maruz kaldığımız reklamlardan televizyonda kanal değiştirerek hizmeti almaya devam ederken kurtulabiliyor olsak da internet için bu mümkün değil. Hizmet aldığımız her yerde, yaptığımız aramalarda girdiğimiz sitelerde bu reklamlara maruz kalmak durumunda kalıyoruz. Bu dediğim gibi basit ve saf bir örnek olsa da büyük resme baktığımızda temelde bu maruz kalma durumunun devam ettiğini görüyoruz. Bir yandan da Google CEO’sunun dediği yere geliyoruz, artık kişisellik öyle açık bir hale geldi ki başkalarının duymasını istemediğiniz bir şeyi yapmamak daha doğru hale gelebiliyor, özellikle internet kullanımında yaptığınız her şeyin kayıt altında tutulduğunu bilerek ona göre davranmak akıllıca olabilir.

Her ne kadar Google bütün kişisel bilgilerimizi “bizim iyiliğimiz” için toplasa ve bunları depolasa da hala Google’ın bunları kötü amaçlar için kullandığını gösteren net bir delil yok. Özellikle benim gibi Google fanları olanlar için ise Google’ın bu bilgi toplama mekanizmaları ve algoritmaları Google’a olan hayranlığımı arttırmaktan daha fazlasını yapmıyor.

Firmalar için Google Çerezlerinin İyiye Kullanımı
Kısaca artık Google’ın bizi tanıdığını ve bize uygun reklamlar ürettiğini söyleyebiliriz. Bu özellikle re-marketing uygulamalarında öne çıkıyor. Reklamcılar ve firmalar bu sayede tamamen istedikleri hedef kitleye ulaşabilerek hem maliyetlerini hem de satışlarını arttırabiliyorlar. Mesela dalış malzemeleri sayfaları gezen birinin Google reklamları “dalış tatili” paketleri sunan reklamlar ya da dalış tatili satın alan birine dalış malzemeleri reklamı yapmak gibi seçenekler olabilecektir. Google bunu “biz artık kullanıcıların ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyoruz” olarak tanımlıyor. Özellikle sınırsız içeriğiyle artık hem reklamcılara hem de şirketlere sonsuz fırsatlar tanıyan bu uygulamanın ileride neler getirebileceğini ise bize Google ve zaman gösterecek.

Son olarak yazıyı Google’ın büyüklüğüne ve “Don’t Be Evil” sloganına yüklenen bir videoyla bitirmek istiyorum.

Yetkin Sal @YetkinSal

Sosyal Medya Uzmanı - Gonet Interactive Advertising Agency

Benzer Yazılar:

Paylaş



Şu anda: on Google’ın Çerezleri ve Kullanım Amaçları. Belki de istiyoruz Ekle Kendi?

Trackbacks & Pingbacks

  1. YaCY Arama Motoru | Gonet Blog

Yorum Alanı